Şampiy10
Magazin
Gündem

Mevsim döngülerinde bağışıklık sisteminizi güçlendirin

Bağışıklık sistemimiz tam anlamıyla vücudumuzun kalesi. Sizi virüslere, bakterilere, mantarlara, toksinlere, ilaçlara ve bazı bitkilerin alerji benzeri yan etkilerine, kanser hücrelerinin gelişmesine ya da vücutta hasar oluşturabilecek potansiyel zararlı maddelere karşı korur, bedeninizi savunur.

Bağışıklığı güçlendiren besinler

Yeşil yapraklı sebzeler: Yeşil yapraklı grubu, kuvvetli antioksidan özelliğine sahip.

Kefir: Evde mayalanmış yoğurt ve geçmişten miras kala kefir de zararlı mikroorganizmalarla savaşır.

Keten tohumu: Son yıllarda popülaritesi giderek artan keten tohumu, omega asitleri açısından zengin.

Kurubaklagiller: Sadece gelişme çağındaki çocuklar için değil, yetişkinler için de ciddi bir protein kaynağı olan fasulye, mercimek, soya fasulyesi, börülce gibi kurubaklagilleri haftada 2 kez tüketmenizi öneriyoruz.

Ceviz: Ceviz benzerleri arasında en yüksek oranda omega-3 yağı içeren besin. Omega-3’ler, damarlarda plak oluşumunu azaltırken beyin fonksiyonları da destekler.

Soğan-sarımsak: İçerdiği çinko, selenyum ve kükürtlü bileşikler sayesinde enfeksiyonlar ve kansere karşı koruyucu.

Ananas: Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Cilt sağlığında etkindir.

Nar: C, B1 ve B2 vitaminleri ve potasyumdan zengin. Kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu.

Yeşil çay: Kan şekerini dengeleyici özelliğe sahip...

Stresi azaltın, bol bol gülün...

Gülmek bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirir çünkü güldüğünüz zaman antikorlarınız yani savunma sistemi elementlerinizin üretimi artar.

Stres ve kaygı durumunuzu kontrol altında tutun.

Alkol, şeker ve sigara gibi maddeler bağışıklık sistemini zayıflatır.

Gazlı içecek yerine su içmenizde fayda var.

Minerallerden özellikle demir ve çinko bağışıklık sistemini güçlendirici özellikte.

Demirden zengin besinler; yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, kereviz yaprağı, roka ve kuru kayısıdır.

Arada hafif detoksu unutmayın.

Vücudunuzu zinde tutacak tarif

1/2 kg gerçek bal

4 yemek kaşığı arısütü,30 damla propolis

50gr zencefil, 50gr zerdeçal, Â 50gr gin-seng kökü

Tüm malzemeyi cam kasede, cilasız ahşap bir kaşıkla karıştırın. Sabahları 1 çay kaşığı kadar cilasız bir ahşap kaşıkla tüketin. Daha fazla miktarda kullanmayın.

Yazının devamı...

Sonbaharda enerjinizi artırın

Hem vücudunuzu, hem de zihninizi yenileyip verimli bir sonbahar geçirmek istiyorsanız bu detoks rehberi tam size göre...

Yaz günleri geride kalırken bedeninizin de yenilenmeye ve enerjiye ihtiyacı var. Yeni sezonda enerjinizi artırmanın yolu ise bedeninizi arındırmakdan geçiyor...

Uygulamanız gereken 7 kural

-Toksinlerden uzak durmak

-Doğru beslenmek

-Yeterli egzersiz yapmak

- Bol su içmek

-Doğru nefes almak

-Gün ışığından yeterli faydalanmak

-Yeterli ve kaliteli uyumak

Az toksin çok yaşam!

Masum gibi görünen ancak bedeninizin normal işleyiş sürecini zaman içinde vücudumuzda birikerek bozan bazı toksinler:

Başta rafine şeker, fruktoz şurubu olmak üzere, alkol, gıda katkı maddeleri, hormonlar, GDOlar, ağrı kesiciler ve lüzumsuz yere kullanılan vitamin dahil tüm ilaçlar, plastik şişelerdeki içecekler... ev

Peki ne yapmalı?

Tüm bu toksinlerden bir noktaya kadar kaçınabilsek de tümüyle korunmak çok zor. Bu sebeple en iyisi özellikle mevsim döngülerinde detoks yaparak arınmak!

Arındırıcı içecek tarifi

Limon, elma, üzüm ve kayısı

Bu meyvelerde bulunan C vitamini bağışıklık sisteminizi yükseltecek. Limonun idrar söktürücü etkisi ve elmanın lifli dokusu da güçlü birer arındırıcı. Çekirdekli üzüm de bedeninizi toksinlerden temizler ancak yüksek oranda şeker içerdiğini unutmamalısınız. Kayısı ise hazmı kolaylaştıyor. Ayrıca bu içecek cildinizi de güzelleştiriyor.

Malzemeler

-3 adet soyulmuş limon

-2 adet elma

-3 adet kayısı

-10 adet siyah üzüm

-Meyvelerin tümünü meyve sıkacağı ya da blenderdan geçirin. Bekletmeden için.

İçeriği:

B1, B2, B3, C, K vitaminleri, biotin, folikasit, kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, çinko, bio-flavonoid, pektin, aminoasit

21 günde kafein bağımlılığına son

Toksinlerin vücudunuzda sebebi bulunmayan halsizlik, yorgunluk, sinirlilik, kötü hissetme veya geceler boyu süren uykusuzluklar kas ağrıları gibi olumsuz etkileri vardır.

Arınma sırasında kafein bağımlılığınız bundan kurtulmak için 21 gün sabretmeniz gerektiğini hiç unutmayın.

Bir haftalık örnek beslenme programıyla sağlıklı kalın...

Sabah:

Bir porsiyon mevsim meyvesi örneğin 1 salkım üzüm veya karpuz dilimleri veya 3-4 adet mor erik

Ara: (2 saat sonra)

2 ceviz 5 fındık 5 badem (çiğ)

Öğle: (2 saat sonra)

Sebze çorbası

Sebze yemeği (mevsim sebzelerinden)

Kinoa salatası

Ara: (2 saat sonra)

Taze sıkılmış sebze suyu

Ara: (2 saat sonra)

Taze sıkılmış meyve suyu

Akşam:

Buğulanmış ya da ızgara balık

Salata

Sebze çorbası

Sebze çorbası için gerekenler:

- 2 adet kabak

-3 adet soğan

-1 demet maydanoz

-1 demet dereotu

-1 demet nane

-1 demet semizotu

-Çeşitli sevdiğiniz baharatlar

-Zeytinyağı

Tarifi:

Kabak ve soğanları sıcak suda 10 dakika haşlayın. Tuz ve baharatlarını ilave edin. Ardından blenderden çekin. İçine önceden yıkamış olduğunuz maydanoz, dereotu ve naneyi ince kıyılmış olarak ilave edin. Semizotu ve diğer yeşillikleri istediğiniz oranda ve boyda ilave edin.

Yazının devamı...

Çocuklar ve beslenme

Çocuklarınızın tazecik bedenleri ve organlarının sağlıksız besinler ile kirlenmesine izin vermeyin. Onları sağlıklı beslenmeleri için teşvik edin, örnek olun...

Sürekli yiyecek içecek reklamlarının bombardımanında olduğunuz bu çağda çocukların beslenme ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanması çok önemli. Onların tazecik bedenleri ve organlarının sağlıksız yiyecek ve katkı maddeleri ile kirlenmesine izin vermeyin.

Çoçukların beslenmesinde dikkat edilecek noktalar

-Evde yağ ve şeker içeriği yüksek besinler bulundurmayın. Kızarmış patates, kurabiye, dondurma, işlemden geçmiş kuruyemiş, çikolata, şekerleme, asitli içecekler gibi.

-Çocuk yiyeceğin kalorisi yerine sağlıklı olup olmadığını düşünmeli. Onu daha iyi düşünebilmesine, hareket edebilmesine, daha iyi diş yapısına, daha güzel cilt ve saçlara sahip olabileceğini bilmesi sağlıklı yiyeceklere karşı ilgisini uyandıracaktır.

-Su içme alışkanlığı kazanmaları çok önemli. Susadıklarında artık bedenlerinin çok susuz kaldığını, su içmek için susamayı beklememeyi, suyun bedenlerini temizlediğini öğretin.

-Çocuklar atıştırmayı sever. Bunun için cips yerine doğal kuruyemiş; bisküvi, kek, kurabiye yerine elma, havuç, salatalık, yoğurt, süt verin.

-Çocuğunuz çok istiyorsa evde organik undan, pekmez, taze ve kuru meyvelerle şekersiz kek pişirebilirsiniz.

Sağlıklı alışkanlıkları kazandırmak

-Sağlıklı yiyecekler hakkında sık sık konuşmak, birlikte yemek yapmak, organik pazarlara, semt pazarlarına gitmek, evde bahçe yoksa da saksıda birlikte domates, maydanoz yetiştirmek çocukların yemeye, bedenlerine hatta doğaya bakış acısını zenginleştirecektir.

-Yemek yemeyi bir ceza-ödül durumuna sokmayın. Yemekten sonra tatlı-şeker ödülü vermeyin.

-Her kutlama pastayla olmak zorunda değil. Çocuklar böyle bir kutlamayı bir sportif aktivitede, resim atölyesinde, çiftlikte, doğa gezisinde, karaoke partisinde ya da ilgi alanlarına göre bir müzede yapabilirler.

-Eve misafirliğe gelenlerin hediyesi çikolata, pasta ve benzeri olmasın, bu konuda onları kesin bir dille uyarın.

-Çocuğunuza bakan bir yardımcınız ya da büyükleriniz varsa gizli gizli çikolata ve şeker vermemesi konusunda mutlaka mutabakata varın.

-Çocuğunuz fast food seviyorsa, bunu haftada bir kere ile sınırlayın ve böyle yerlere gitmek İçin isteksiz davranın.

-Çikolata için kendini yerden yere atan çocuklarla ilgilenmeyin. Eğer onun inadı size galip geliyorsa ileride çok işiniz olacak demektir. Bu durumdaki bir çocuk duygusal eksiklik yaşıyor olabilir, dikkatli olmalısınız.

-Çocuğunuz özellikle ergenlik döneminde doktor kontrolü harici hiçbir zayıflama ilacı kullanmamalı, iştah kestiği gerekçesiyle sigara, ilaç ya da uyuşturuculara yönelmemeli. Bu konuda kontrolü elden bırakmamalısınız.

-Çocuklara yiyecek ve içeceklerle ilgili her şeyi anlatın. Nasıl yetişir, sofraya gelene kadar hangi işlemlerden geçer, yedikten sonra vücutta neler olur...

Evde dans edip egzersiz yapın

-Çocuğunuzun hayatında severek yaptığı en az bir spor bulunsun. Çocuğunuz egzersizi doğal bir yaşam biçimi gibi görürse yapmak için hiç zorlanmayacaktır. Hatta evde birlikte dans etmek, dışarıda top oynamak, birlikte yüzmek ya da tenis oynamak her ikinize de çok iyi gelecektir.

-İp atlamak, sek sek oynamak, sırtüstü yüzmek de boyu uzatır unutmayın.

-Egzersiz ayrıca kız çocuklarda erken ergenliğe neredeyse önleyici etki yapar.

Peki ne yesin bu çoçuklar?

-Çocuklar günde yaklaşık üçer saat arayla altı öğün tüketmeliler.

-Her gün bir yumurta

-İki bardak süt ya da buna eşdeğer yoğurt, ayran, kefir, peynir yemeliler.

-Haftada dört kez kırmızı et, üç kez beyaz et, iki kez tahıllı yiyecek ihtiyaçları vardır. Bulgur pilavı veya kepekli makarna da haftada bir kez yenilebilir.

-Omega 3 kaynağı balığın çocukların zihin gelişimi üzerine etkilerini uzun zamandır biliyoruz, balık yemeyi atlamayın.

-Günde bir kez taze sebze, günde iki kez de taze meyve yemeliler.

-Kuruyemiş, ceviz, fıstık, badem, kuru üzümü günde bir avucu geçmemek şartıyla yiyebilirler. Ancak kuruyemişin işlenmemiş olmasına dikkat etmelisiniz.

-Bitki ve meyve çayları çocuklar için çok hoş olacaktır. Bu çayları soğutulmuş olarak buzlu limonlu da servis edebilirsiniz.

-Çocuk günde yarım litreden fazla süt içiyorsa demir eksikliği anemisi görülebilir. Büyüme için çok önemli olan demir eksikliği durumu varsa mutlaka danışmalısınız.

Yazının devamı...

Kurbanda et tüketimine dikkat

Kurban Bayramı’nda artan kırmızı et tüketimi hepimizin dikkat etmesi gereken bir durum. Etin en sağlıklı tüketimi haşlama, en zararlısı ise döner.

Öncelikle hepinizin bayramını kutlamak istiyoruz. Bayram kimilerimiz için aileyle birlikte kimilerimiz için dostlukların tazelenmesi, bazılarımız içinse dinlence zamanı. Tercihler ne olursa olsun bu seçimlere eşlik eden beslenme şekli ve değişen günlük yaşam ritmi genellikle bayram sonrasında artmış kilolar olarak vücuda geri dönüyor. Bayrama adını veren kurban, kırmızı etten oluşuyor. Bir dönem çok suçlanan kırmızı etin beslenmedeki rolü çok önemli. Bugün ise bazı zayıflama diyetlerinin temelini oluşturuyor. Önerimiz günlük sağlıklı beslenmede haftalık olarak yarım kg. tüketilmesi şeklinde. Bu miktar alınmazsa, 50 yaş üzerinde beyin, bellek problemleri görülmeye başlıyor. Genç bayanlarda yeterli tüketim olmazsa demir eksikliği oluşacağından kansızlık ortaya çıkabilir. Çocuklarda ise yapı taşı eksikliği nedeniyle çeşitli büyüme gerilikleri olarak kendini gösterir.

Beraberinde sebze - yeşillik yiyin

Kırmızı etin pişirilme şekline de değinmeden geçemeyeceğim. En sağlıklı pişirilme şekli fırında, suyun içinde ve ağır hararette yavaş yavaş olanı. Sonra sırasıyla tencerede suyun içinde kısık ateşte, saç üzerinde mangalda, odun ateşinde, kömür ateşinde geliyor. En tehlikeli pişirilme şekli ise döner. Et tükettiğiniz öğünde ekmek ya da pilav makarna gibi karbonhidratların yerine etin yaklaşık dört katı oranında sebze veya salata tüketmelisiniz. Aksi taktirde bağırsaklarınız yeterli çalışmaz. Çünkü et bağırsaklarda ilerlemesi güç bir besin maddesidir. Kabızlığa yol açar. Eğer bol sebzeyle alınırsa sebzelerin lifleri bağırsaktaki normal ritmini kazandırır.

Pişirirken bolca kekik kullanın

İtalyan’ın Acciaroli kasabasında yaşayan insanlar diğer İtalyanlara göre daha uzun ömürlüler. Beslenmeleri incelendiği zaman çok miktarda biberiye tükettikleri ortaya çıkmış. Dolayısıyla etinizi bol miktarda biberiye ile beraber pişirin.

Aynı öğünde etin yanı sıra başka bir protein daha tüketmeyin. Örneğin sadece dana eti, sadece tavuk ya da sadece balık, yumurta, peynir, yoğurt, kuru bakliyat gibi.

Etin yanında ekmek, patates, pilav, makarna, bulgur, kinoa vb. karbonhidratları ya çok az miktarda alın ya da hiç tüketmeyin.

Eti pişirirken hazmınızı kolaylaştırması için bolca kekik kullanın.

Vücudunuzun beslenme açısından asit-alkali dengesi için etin yanında bolca sebze-salata tüketin.

Etin en kolay hazmedildiği pişirme şekli, ağır ateşte veya düşük hararetteki fırında yavaş yavaş saatlerce pişirilmesiyle oluşuyor. Dolayısıyla vaktiniz varsa eti uzun uzun pişirin.

Kurban etini ise pişirirken içine yağ ilave etmeyin. Etin kendi yağı yeterli.

Saray Usülü Kuzu Kapama tarifi

Malzemeler: İncik veya 1 kuzu kol, veya 1 kg. kuzu eti, 1 kg. arpacık soğanı, 200 gram sarımsak, 7-8 sap dereotu, 7-8 sap maydanoz, defne yaprağı, 7-8 adet tatlı erik, 1 avuç kuru üzüm.

Bütün veya parça halindeki kuzu etini arpacık soğanı ve sarımsakla beraber çok hafif ateşte yarım saat yavaşça kavurun. Ardından bir toprak tencerenin ya da bakır tepsinin içine alın. Torak tencere ya da bakır tepsiyi baş aşağı döndürerek bir tencerenin içine yerleştirerek kapatın. 2.5 saat çok yavaş ateşte pişirin. Sonra içine tatlı erikleri, kuru üzümleri, defne yaprağını, tuzunu ve karabiberini ilave edin. 25 dk daha pişirmeye devam edin. En arka üzerine limon sıkın ve ince ince kıydığınız maydanoz ile dereotunu süsleyerek ilave edin. Sıcak sıcak servis yapın. Afiyet olsun.

Sindirim için meyve-sebze suyu

-1 adet salatalık (iri dilimlenmiş)

-4 adet kereviz (yapraklarıyla beraber iri dilimlenmiş)

-2 adet kivi (iri dilimlenmiş)

Karışımı meyve sıkacağı yardımıyla ya da blenderdan geçirerek sıkıp iyice karıştırınız ve bekletmeden tüketin.

Araştırmalar salatalıktaki bileşenlerin böbreklerde taş oluşumunu engelleyebildiğini ortaya koydu. Kereviz, sindirime yardımcı olurken, kivi ise enzimler sayesinde vücudun gereksinim duyduğu yararlı maddeleri en büyük verimle almasını sağlar.

Yazının devamı...

Karbonhidrat ve proteini ayırın

-Karbonhidratlar ve proteinler aynı öğünde fazla miktarlarda tüketildiğinde sindirim sisteminde bir karmaşa yaşanır.

-Doğru karbonhidratlar yani nişastalı sebzeler, esmer undan yapılmış yiyecekler, meyveler, çeşitli hububat vb. vücuda enerji sağlayan temiz yakıtlardır. Normal porsiyonda tüketildiğinde vücutta toksik atık bırakmaz tamamen enerjiye dönüşürler.

-Proteinler ise tek başına tüketildiğinde bir kısmı vücuda gerekli olan işlemler için yapıtaşı olarak, bir kısmı da vücuda enerji sağlamak üzere kullanılır.-

-Ancak proteinler ve karbonhidratlar bir arada tüketildiğinde enerjiye çevrilme önceliği karbonhidratlarındır!

-Proteinlerin bir kısmı gene yapıtaşı görevini görürler ancak artan kısmı vücudun enerji ihtiyacı karbonhidrattan karşılandığı için enerjiye dönüşemez ve vücudunuzda toksik atıklar oluşmaya başlar.

-Fazla protein vücutta ürik aside dönüşür. Oysa vücudunuz için ürik asit fazlalığı hiç iyi değildir. Eklemlere yerleşirse gut, artroz gibi çeşitli problemlere yol açabilir.

-Alınan proteinin fazlası vücudunuzu asitlendirdiğinden vücudunuz bu durumu nötrleştirmek için kemiklerinizden kalsiyum çalacak ve bu da osteoporoz olma ihtimalinizi tetikleyecektir.

-Proteinin kullanılmayan kısmı vücudunuzda yap olarak da depolanacaktır.

-Ayrıca karbonhidrat da protein ile birlikte fazla miktarda tüketilirse yağa dönüşecek ve kilo almanıza sebep olacaktır.

-Bedeniniz karbonhidratla proteini aynı sürelerde sindiremez. Karbonhidratlar ortalama 1- 1.30 saatte sindirilirken etin sindirimi 3-4 saat sürer.

-Bu şekilde beslendiğiniz takdirde vücudunuzun kendisini yenilemek için kullanacağı enerjisinin çoğu hatalı şekilde bir araya gelmiş yiyeceklerden oluşan bir öğünü sindirmek için boş yere harcamış olur.

-Sindirim sisteminiz birbiriyle gelişigüzel karıştırılmış çeşitli besinleri kolayca sindiremez. Vücudunuzda gaz, hazımsızlık gibi bir çok yan etki oluşur.

-Eğer et tek başına tüketilirse; hem yapıtaşı olarak kullanılacak, hem de organizmaya enerji sağlayacak, böylece tamamı yakılacaktır.

-Eğer et ile beraber sebze de tüketilirse;etin metabolize olmasıyla oluşan asitler ve toksik maddeler, sebzenin antioksidan özelliği ile dengelenip nötrle-necektir.

Basit bir formül

- Protein + sebze = Doğru

- Karbonhidrat + sebze = Doğru

- Protein + karbonhidrat = Yanlış

Karbonhidratları mutlaka sabah veya öğlen saatlerinde tüketin.

Peki ne yapmalı?

-Proteinleri bol miktarda sebze ile tüketin.

-Protein / sebze oranı; yaklaşık 1/4 olsun.

-Çeşitli proteinleri ve karbonhidratları aynı öğünde tüketmeyin.

-Et, tavuk, balığın yanında ekmek, patates, pilav, makarna gibi yiyecekleri ya hiç tüketmeyin ya da çok az miktarda tüketin.

-Süt ve kefir değerli proteinlerdir, tek başına için.

-Karbonhidratları mutlaka sabah veya öğlen saatlerinde tüketin. Çünkü karbonhidratlar vücuda enerji verirler. Sabahleyin güne başlarken enerji ihtiyacınız yüksektir. Akşam karbonhidrat almasanız da problem olmaz.

-Proteinleri ise daha çok akşam öğünlerinde tercih edin. Vücudunuz kendisini geceleyin onarır, proteinler vücudunuzun yapıtaşıdır.

Buğday veya kinoa salatası tarifi

-Yiyeceğiniz miktarda kinoayı ya da buğdayı haşlayın.

-Nane, dereotu, maydanoz, yeşil ve kuru soğan, mevsimine göre ayıklanmış nar kiraz ya da çilek ilave edin.

Sos için tarif:

Domates, sarımsak, nar ve maydanozu blenderdan geçirin. Üzerine taze limon suyu, kuru nane, kırmızı biber ilave ederek servis edin.

Protein ve karbonhidratı ayırma listesi

Sabah

Birkaç damla limon sıkılmış bir bardak su

Kahvaltı

Bir porsiyon meyve

Ara öğün

Bir bardak su, bir dilim meyve ya da iki adet light bisküvi

Yemekten yarım saat önce

Bir bardak su

Öğlen yemeği

Büyük bir kase kinoa ya da buğday salatası veya kepekli makarna

Ara öğün

Bir bardak su, iki adet light bisküvi

İkindi

Bir porsiyon mevsim meyvesi

Yemekten yarım saat önce

Bir bardak su

Akşam

Izgara balık, tavuk ya da kırmızı et, büyük porsiyon salata, fırınlanmış patlıcan, sarı, kırmızı, yeşil biber

Gece

Bir bardak su atıştırmalık sebze (salatalık, maydanoz vb) veya sebze suyu

Yatmadan önce

Bir bardak su

Yazının devamı...

Gazlı içecekleri ağzınızda tutmayın

Ağızda yerleşen bakteriler, kalp, böbrek ve eklemleri de etkiliyor. Kötü ağız hijyenine sahip hastalarda da kalp krizi olasığı daha fazla...

Son 15 yılda diş eti hastalıkları gibi ağız hastalıklarının koroner kalp hastalığı, felç, şeker hastalığı, düşük doğum kilosu arasındaki ilişkiler ve etkileşimlerini belirten bazı araştırmalar yayınlandı. Bu çalışmalar, sistemik hastalıklarla ağız - diş sağlığı arasındaki potansiyel ilişkiyi gösteriyor.

Ağız ve diş sağlığınız için püf noktalar

-Diş etlerinizin renk ve dokusunda değişiklik olup olmadığını kontrol edin.

-Meşrubat içerken pipet kullanmaya çalışın, gazlı içecekleri uzun süre ağzınızda tutmayın.

-Asitli yiyecek - içecek tükettikten hemen sonra dişlerinizi fırçalamayın. Böyle durumlarda ağzınıza suyla çalkalayıp en az 1 saat sonra diş fırçalayın. Aksi halde asitli yiyecek - içeceklere bağlı olarak zaten yumuşamış olan diş minesi daha kolay zarar görür.

27 kg

Ortalama ısırma kuvveti 27 kg civarında. Maksimum istemli ısırma gücü ise 70 kg kadar. Bruksizmde 440 kg’a kadar tespit edilebilen kuvvetlere rastlamak mümkün.

Dişlerinizi ipleyin

Sadece diş fırçalamak, diş üzerinin ancak 3/5’ini temizliyor. Bu nedenle temizlenemeyen diş aralarında oluşacak yemek artıklarını temizlemek için diş ipi kullanmak gerekli. Aksi taktirde arayüzde çürük oluşacak, bu çürük komşu dişe de atlayacaktır.

Doğru diş fırçalama tekniği

-Diş fırçasını 45 derecelik açı ile diş ve diş eti birleşimine yerleştirin. Ufak dairesel hareketlerle 8 - 10 kez fırçayı yerinden kaldırmadan diş yüzeyleri fırçalayın.

-Dişlerin dil ve damak yüzeylerine bakan iç yüzeylerini süpürme hareketiyle diş etinden dişe doğru fırçalayın.

-Fırçayı dişlerinizin çiğneme yüzeylere yerleştirin ve ileri-geri hareketlerle fırçalayın.

-10-20 saniye dilinizi ve yanak mukozasını fırçalayın. Bu işlem ağız kokusunun yok edilmesinde oldukça etkili.

Diş gıcırdatma - bruksizm

Diş gıcırdatma sorununa özellikle son yıllarda sıkça rastlıyoruz. Dişlerini sıkma, gıcırdatma, birbirine vurma durumu genellikle hastaların çok da farkında olmadığı, çoğunlukla geceleri yapılan bir parafonksiyon. Kendinizi gün içinde bile dişlerinizi sıkarken buluyorsanız, geceleri sıkma ihtimaliniz yüksek.

Dişlerini sıkıp sıkmadığınızı nasıl anlayacaksınız?

-Sabah uyandığınızda yanaklarda ağrı, yorgunluk hissi dişlerde hassasiyet, boyun- omuz ağrısı ve gerginlik, kulakta hissedilen ağrı fiziksel belirtilerin birkaçıdı.

-Yetişkin diş gıcırdatmasında sebep çoğunlukla stresken çocuklukta karışık dişlenme dönemindeki gıcırdatma normal sayılabilir.

-Yetişkinlik dönemde fonksiyon dışı gıcırdatmanın önü mutlaka alınmalı. Alınmazsa aşırı basınca bağlı olarak dolgu ve diş yapılarında kırılmalar, diş kayıpları, diş eti çekilmesine bağlı hassasiyet ve alt çene ekleminde hasar meydana gelebilir.

-Normal bir kişinin çiğneme esnasında kullandığı ortalaması ısırma kuvveti 27 kg civarında. Maksimum istemli ısırma gücü ise 70 kg kadar. Literatürde bruksizm esnasında 440 kg’a kadar tespit edilebilen kuvvetlere rastlamak mümkün. Bu değerler anatomik yapıları ciddi hasar verebilecek nitelikte.

Yazının devamı...

Kilo verdiren hafif kalorili ara öğünler

Ara öğünler, ana öğüne kadar geçen sürede şiddetli derecede acıkmanızı önlüyor. Dolayısıyla ana öğününüze kadar sizi tok ve kan şekerinizi dengede tutuyor. En önemlisi de sizi kalori bombardımanınından koruyor. Biz de sizin için yazlık, hafif, sağlıklı, kolayca hazırlanabilen, pratik atıştırmalıklar hazırladık. Üstelik hepsi düşük kalorili!

Muzlu kurabiye:

- Bir adet muz

- 3 çorba kaşığı yulaf ezmesi

- Tarçın

- 10-15 adet fındık

- 1/2 kahve fincanı kurutulmuş yabanmersini

Muzu çatalla ezin ve bir cam kaseye alın. Üzerine 3 çorba kaşığı yulaf ezmesi, tarçın, blenderda çekilmiş fındık ve yabanmersinlerinin yarısını ilave edip iyice karıştırın. 180 derece fırında 15 dakika pişirin.

Besin içerikleri:

Muz: C vitamini ve lif açısından çok iyi bir meyve.

Yulaf ezmesi: potasyum, magnezyum, folikasit, açısından zengin.

Fındık: A vitamini, demir, çinko,

Kornette taze meyveli dondurma

- 1 adet hazır dondurma korneti

-15 adet taze yabanmersini  5 adet çilek

-2 kaşık soğutulmuş süzme yoğurt

Dondurma kornetinin içine 5-6 tane taze yabanmersini ve 2-3 tane küçük dilimlenmiş çileği yerleştirin. Üzerine iki dondurma kepçesi kadar süzme yoğurt koyun ve en üste de küçük küçük kestiğiniz yabanmersini ve çilekleri yerleştirip süsleyin. Afiyetle yiyin.

Besin içerikleri:

Yabanmersini: C ve E vitamini, potasyum, demir, folikasit, lif.

Çilek: folikasit kaynağı, C vitamini, yüksek oranda lif.

Süzme yoğurt: Protein, kalsiyum, fosfor.

Çilekli yoğurt shake

- 10 adet taze çilek

- 4 kaşık light yoğurt

Light yoğurdu dondurucuda dondurun. Dondurulmuş yoğurt ve çileği çok fazla ezmeden blenderdan geçirin.

Besin içerikleri:

Çilek: C vitamini, potasyum, demir, folikasit, lif içerir.

Light yoğurt: Light yoğurt düşük yağ oranı içeriyor ancak yararlı protein kaynağı olarak değerini koruyor. Kalsiyum oranları açısından da zengin.

Soğuk yasemin çayı

- Poşet yasemin çayı veya yasemin çayı otu

- 2-3 dal taze nane

- 2 bardak kaynar su

- 2 bardak soğuk su

- 1 adet limon suyu

Yasemin çayı ve nane yapraklarını kaynar suda 3 dakika bekletin. Soğuk suyu ve limon suyunu karıştırıp buzdolabında soğutun.

Besin içerikleri:

Yasemin çayı: Güçlü antioksidan etkili.

Limon: Potasyum, magnezyum ve C vitamini açısından çok zengin.

Yazının devamı...

Günde üç saat yürümek beyni gençleştiriyor

Beyninizi genç tutmak için haftada sadece üç gün birer saat yürümek yeterli. Bu egzersiz beynin hacmini bile artırıyor.

Zayıflamak, kasları sıkılaştırmak, veya yalnızca sağlıklı yaşamak... İnsanlar egzersizi ne amaçla yaparsa yapsın mutlaka olumlu anlamda karşılığını alıyor. Beyinde yeni hücreler gelişiyor ve aktifleşiyor. Üç ay boyunca haftada sadece üç gün birer saat yürümek bile beyinde yeni yolaklar oluşturup bir anlamda beynin hacmini artırıyor. Beyin neredeyse birkaç yıl gençleşiyor.

Omega 3’ü sofradan eksik etmeyin

Zinde bir zihin için B grubu vitaminler, D ve E vitamini çok mühim. Ceviz, kabak çekirdeğinin yanı sıra tam tahıllardan oluşmuş bir beslenme tarzı, domates, brokoli başta olmak üzere tüm taze sebze meyvelerden yeterince yemeli içmelisiniz.

Beyaz undan yapılmış yiyecekler, şeker ve reçel, tatlı-pasta türevleri, sigara ve alkolün kullanımı da zinde bir zihni zorluyor.

Gingko biloba son yıllarda ülkemizde çok ünlendi. Uzakdoğu’da ise hafızayı güçlendirmek amacıyla binlerce yıllardır kullanılıyor. Tablet, kapsül ve çay olarak piyasada bulunuyor. Ancak kan sulandırıcı etkisi nedeniyle aspirin vb ilaçları kullananların gingko biloba türevlerini kullanmaması ya da doktor kontrolünde kullanması gerekiyor.

7 saatten az uyku uyumak depresyon riskini artırıyor

Kaliteli uyku, zinde bir zihin için olmazsa olmaz. Ayrıca günde yedi saatten az uyuyanlarda depresyon riskinin yükseldiğini de belirtelim. Gün içinde 20-30 dakikalık küçük şekerlemeler zihnin çalışma performansını artırıyor. Ancak bu sürenin uzaması derin uykuya geçişi kolaylaştırıyor ve uyanıldığında kötü hissedilmesine neden oluyor.

Zaman zaman genç yaşlarda da görülen zihinsel ve ruhsal yorgunluğa bağlı unutkanlıkla demansı birbirine karıştırmamak gerekiyor. Demansta yalnızca unutkanlık değil muhakeme, konuşma anlama becerilerinin kaybı, yakın geçmişi hatırlayamamaya karşın uzak geçmişi çok iyi hatırlama gibi durumlar söz konusu.

Satranç oynamak bilgisayarı ya da yeni bir dil öğrenmeye çalışmak, zinde bir zihnin şartlarından.

Zihin açan ve moral yükselten içecekler

Elma-salatalık-nane

Elmanın neredeyse yüzde 10’u moral yükselten karbonhidratlar içeriyor ancak yüksek oranlı fruktoz miktarına dikkat etmelisiniz.

Gerekenler:

-Bir avuç taze nane yaprağı

-1 adet elma (mümkünse organik ve kabuklu)

-3 adet salatalık (mümkünse organik ve kabuklu)

Nane yapraklarıyla elma ve salatalıkları sarın, meyve sıkacağından geçirin. Karıştırıp ve bekletmeden için.

Sakız kabağı-marul-maydanoz

Sakız kabağı folik asit içeriği nedeniyle sakinlik verir. Maydanozla birlikte olduğunda, stresi düşürür. Ayrıca karışımım içerdiği yeşil rengi veren klorofil kanı sağlıklı tutuyor ve kalp hastalıkları riskini de düşürüyor.

Gerekenler:

-Bir avuç maydanoz

-Yarım baş marul

-3 büyük sakız kabağı

Tüm sebzeleri meyve sıkacağından geçirip bekletmeden tüketin.

Yazının devamı...

© Copyright 2024

Gazete Vatan Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.