Ticaret Bakanı Ömer Bolat'tan 'boykot' tepkisi: Bugün ekonomiye sahip çıkma günü

Ticaret Bakanı Ömer Bolat gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Bolat boykot çağrılarına tepki göstererek "Bugün ekonomiye sahip çıkma günü" dedi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat TRT Haber'de gündemdeki konularla ilgili önemli açıklamalarda bulunuyor. Bakan Bolat'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:
Türkiye ekonomisinde yangın savaş deprem gibi felaketlerden sonra ekonomimiz yaralarını hızla sarıyor. Çok olumlu gelişmeler olan bir dönemde 2 hafta önce İBB'ye büyük bir rüşvet ve yolsuzluk soruşturması başladı.10 milyarlarca TL'nin söz konusu edildiği soruşturmada itiraflar meydana geldi.
Bu durum karşısında en iyi savunma hücumdur mantığı ile ana muhalefetin kitleleri sokağa dökme çabaları oldu. Bu başarısız olunca miting çalışmaları oldu. Emniyetin 160 bin kişinin katıldığını belirttiği mitinge 2 milyon kişi katıldı dediler. Ardından ticareti durdurma çağrısı oldu.
MİLLİ EKONOMİYE ZARAR VERME ÇABALARI
Bu bizim iktidarımız ile ana muhalefet ile fark bu. 230 milyar dolarlık milli geliri 1.3 trilyon dolara yükselttik. İhracatımızı 7,5 kat artırdık. Cari açığımızı kapatıyoruz. Böyle bir ortamda parti içi kavgalar, rüşvet ve yolsuzluk haberlerini gündemden düşürme çabaları ile milli ekonomiye zarar verme çabalarını bu şekilde örgütlemeye çalıştırlar. Ama hamdolsun bizim halkımız bu oyunu gördü. Bugün görüyoruz ki Kadıköy, Nişantaşı, Bağdat Caddesi, Teşvikiye'de bazı dükkanlar kapalıymış.
Kendi kendilerine zarar veren çabalar içindeler. Eğer yarın cumartesi cuma alışverişiniz varsa bugün yapın. Bugün milli ekonomiye sahip çıkma günü. Bugün üretimin tüketimin istihdamın dayanışma günü. Bugün milli destek vakti.
Bir yanda Aziz milletimiz için gece gündüz çalışan dünyada takdir gören ekonomisi ile askeri gücü ile savunma sanayisi ile takdir gören Türkiye, bir yanda ekonomiye zarar vermeye çalışan, milli ekonomiye işçiye zarar vermeye çalışan bir zihniyet.
Bir yanda yıkım taşeronları bir yanda yapım işçileri. Kendi içindeki hesaplaşmalar, rüşvet ve yolsuzluk haberleri hiçbir şekilde örtbas edilemez. Bunu vatandaşımız görüyor.
Biz de bizzat gezdik ve alışveriş yaptık sabahtan beri. Halkımızın milli ekonomiye sahip çıktığını görmekten mutluluk duyuyoruz. Türkiye asil bir millettir. Zor günlerde vatandaşın içindeki dev uyanır ve yanardağ gibi kükrer.
Milli destek çağrısı yerini buluyor. Bir ülkede kamu düzeni vardır. Eğer kamu düzeni bozulursa ne ekonomi ne de asayiş kalır. Hükümetlerin görevi hangi parti olursa olsun kamu düzenini korumaktır.
Mutlaka iktidara talip olanlar proje ve planları ile çıkmak zorunda. 6 senedir sahip oldukları belediyelerde greve giden işçiler ve çöp dağlarını görüyoruz. Bunları örtbas etmenin yolu yalan haberler yaymak. Gerçekler yalan haberlerin önüne geçecektir.
Biz bu sahneleri daha önce de gördük. Bundan 12 yıl önce Gezi olaylarında aynı sahneler vardı. 28 Şubat'ta da gördük. O zaman da medya boykot listeleri yayınlıyordu. Hiçbir farkı yok. Ama o firmaların hepsi büyüdü gelişti ekonomiye katma değerler üretti. Kaybeden bu listeleri yayınlayan oldu. O zaman kurdukları koalisyon ile Türkiye'yi yoksulluğa mahkum etti. AK Parti 3 Kasım 2002'de 3 Y ile yola çıktı ve halkımız da itibar etti.
İsrail soykırım yapıp 60 bin Gazze'liyi şehit ederken buna destek açıklayan şirketlere karşı boykot çağrısı yapılırken "buna ne gerek var" diyenler boykot çağrısı yapıyor.
Bugün milli ekonomiye sahip çıkma günüdür.
Asayişi sağlamak ekonominin temel ihtiyacıdır. Kamu düzeninin bozulmaması için harekete geçmesinden daha doğal bir şey yoktur. Demokrasi adalet gibi temel hakları kendilerine reva görüyorlar. Gezi olaylarında kamu malına zarar verdi. 28 Şubat'ta zulmettiler. Bu zulmü yapanlar 30 senedir ijtidar yüzü görmediler.