Türkiye'nin özgür, güvenli, müreffeh ve mutlu geleceği azınlıklar yaratmakta değildir. Bu amacın altın anahtarı, ortak vatan, vatandaşlık, tarihi beraberlik, sosyolojik kaynaşmışlık ve ortak kader temelinde ve üniter devlet içinde liberal özgürlükleri tüm ülkeye ve herkese genişletmektir.
Neden Avrupa Birliği üyeliği Türk halkının çoğunluğu için büyük umutları temsil eden bir hedeftir? Çünkü ulusal özlemlerimiz, en kısa ve en güvenli yoldan bu şekilde gerçekleşecek.
Leylâ Zana ve arkadaşlarının da aralarında bulunduğu, Türkiye ve Avrupa'da yaşayan 200 Kürt'ün Herald Tribüne ve Le Monde gazetelerinde çıkan ilânı kamuoyunda şok yaratmış, ihanete uğramışlık duygusu uyandırmıştır.
Çünkü ilân Türkiye'nin tarihi mirasını inkâr eden bölücü bir çağrı niteliği taşıyor ve "Kıbrıslı Türkler için istediği hakların tümünü Ankara Kürtlere tanımalıdır" talebini seslendiriyor.
Türkiye'nin kader çizgisinde tarihi bir dönemeç olacak 17 Aralık zirvesi öncesinde bundan daha tahripkâr bir sabotaj yapılamazdı!
Ortak irade gücü
Zana ve arkadaşlarının daha önceki sözlerini değiştiren bu ilâna Başbakan Yardımcısı Şahin "Anayasal suç işliyorlar" diye tepki gösterdi. KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş da şöyle dedi:
"Üniter bir devleti ayırmaya çalışmak suçtur. Ada ikiye bölünmüşse, Rumlar Türklerin haklarını ortadan kaldırmak için savaş açtıklarındandır. Ben Zana'yı akıllı bir hanım sanıyordum. Ayıp ediyor. Burada, hak ve hürriyet için yapılan çalışmaları baltalamaktadır."
Bu ülkede Türkler ve Kürtler kaynaşmış biçimde birarada yaşıyor. Bir Kürt aydınının dediği gibi, Türkiye'yi PKK terörü yıllarında iç savaş cehenneminden bu uzlaşma ve kaynaşma korumuştur.
Bölücü terörün toplumsal çatışma tuzağı bu sayede bozuldu. Ülkenin varlığını yine bu birlikte yaşama iradesi korudu.
Yarım manevra
Türkiye'de iç sınırlar çizmek mümkün değildir. Kürt meselesini bir "halklar meselesi" olarak yutturma tuzağı bozulmuştur. Artık en çok bir "demokrasi meselesi"nden söz edilebilir.
Gücünü milli mücadelenin ortak mirasından alan temel, daha sonra ihmale uğramışsa da terörün yenilmesi ve AB ivmesi sayesinde hızla sağlamlaşmaktadır.
Ülkede daha da gelişecek olan işleyen bir demokrasi var. Dört beş yılda nereden nereye geldiğimizi görmemek, ancak vicdanı körleşmiş insanların harcı olabilir.
Zana ve arkadaşları bu tuzağa nasıl düştüler?
Dün yaptıkları ortak açıklama ile yarım bir dönüş yaptılar ve AB liderlerine "Türkiye ile üyelik müzakerelerine en kısa sürede başlanması için" çağrıda bulundular.
Yanlışlarını mı gördüler, yoksa zirveden çıkacak bir kötü sürprizin faturası altında ezilme korkusuna kapılarak tedbir mi aldılar, bilmiyoruz..
Onlara Allah'tan akıl, insaf ve sevgi diliyoruz..
İnsaf be Zana!
Türkiye'nin özgür, güvenli, müreffeh ve mutlu geleceği azınlıklar yaratmakta değildir. Bu amacın altın anahtarı, ortak vatan, vatandaşlık, tarihi beraberlik, sosyolojik kaynaşmışlık ve ortak kader temelinde ve üniter devlet içinde liberal özgürlükleri tüm ülkeye ve herkese genişletmektir
Haberin Devamı