2 ünlü antikacı birbirine girdi
Annemi ortağım öldürtmüş olabilir
Nişantaşı’nda faaliyet gösteren “Uğur Antik”in sahibi Uğur Batur, geçtiğimiz günlerde İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne başvurarak, 20 yılı aşkın süredir ortaklık yaptığı Ortadoğu’nun en büyük antika ve mezat kuruluşlarından Art&Antiques’in sahibi Faisal Al-Sadavi’den şikayetçi oldu. Batur, Suudi Arabistan uyruklu Al-Sadavi’nin adamlarıyla birlikte evini bastığını iddia etti. El-Sadavi’nin kendisine, yaklaşık 1 ay önce, yurt dışına çıkışı yasak olan antikaları kaçak yollardan pazarlamayı teklif ettiğini ileri süren Uğur Batur, öneriyi kabul etmeyerek ortaklığa son verdiğini söyledi.
Ağzıma silah soktular!
“Ret” kararının ardından Al-Sadavi ile birlikte 2 adamının Tarabya’daki evine geldiklerini belirten Batur, şu iddialarda bulundu: “Eski ortağımın ile beraberindeki Seçkin S., silahlarını bellerinden çıkararak masaya koydular. Seçkin bana, ’Senin Faisal’a 5 milyon dolar borcun var. Bu parayı ödeyeceksin. Yoksa seni öldürürüm’ dedi. Ben de böyle bir borcum olmadığı gibi, bu kadar da paramın olmadığını söyledim. Bunun üzerine ağzına mermi sürdüğü masadaki silahı alıp ağzıma soktu ve evimin tapusunu Al-Sadavi’nin üzerine yapmamı gerektiğini söyledi.”
Günün azaldı!
Seçkin S.’nin kendisine, “Seni şimdi hemen buracıkta öldürürüm. Olaya intihar süsü veririm. Aynı annenin öldürülüp, olayın ört bas edildiği gibi olayı ört bas ederim” dediğini ileri süren Batur, olayın etkisiyle bayıldığı iddiasında bulundu. Batur, “Ayıldığımda El-Sadavi, ’Sana bir hafta müddet. Tapuyu benim üzerime yapacaksın’ dedi ve adamıyla evimden ayrıldı. 3 gün sonra bu kez işyerime gelen Seçkin S., ’Günün azaldı. Seni ne yardım yaptığın polisler ne de engelliler kurtaramaz’ diyerek tehditlerini sürdürdü” dedi.
Batur, yaşadıklarının etkisini üzerinden atamadan bir telefonla dengesinin iyice bozulduğunu savundu. Arayan kişinin, “Al-Sadavi, senin ayaklarından vurulman karşılığında Seçkin’e, bir Jaguar otomobil ve 30 bin dolar para verdi. Hemen kaç canını kurtar” dediğini iddia eden Batur, ölüm korkusundan şehir dışına kaçtığını kaydetti.
Herşeyi belgeledim
Geriye döndüğünde, Al-Sadavi ve adamlarının evine yerleştiğini, milyonlarca dolar tutarındaki antika eşyalarının evin içinde kaldığını savunan Batur başına gelecek herhangi bir olayın sorumlusunun Al-Sadavi olduğunu beyan etti. Batur, olayla ilgili olarak yaptığı araştırmada, Seçkin S.’nin hesabına, tıpkı ihbarcının söylediği gibi, 30 bin dolar aktarıldığını iddia etti. Bir galeriye de 2 Jaguar otomobil için 11 bin euro peşinat transfer edildiğini ortaya çıkardığını ileri süren Batur şöyle dedi:
“9 yıl önce cinayete kurban giden annemin katili Veysel Yıldız, daha önce Al-Sadavi’nin yanında çalışıyordu. Bana sarfettikleri, ’Seni buracıkta öldürürüm. Aynı annenin öldürülüp, olayın ört bas edildiği gibi’ tehditleri bana manidar geldi. Annemin ölümüyle, son yaşadıklarımın bir ilgisi olmasından kuşkulanıyorum. Zaten benden bir şey alamazlar. 2006’da vasiyetnamemi yaptım ve tüm mal varlığımı Mehmetçik Vakfı’na bıraktım.” Savcılık, Al-Sadavi ve Seçkin S. hakkında, “nitelikli yağma”, “konut dokunulmazlığının ihlali” ve “mala zarar verme” suçlarından soruşturma başlattı.
Al-Sadavi: Ev benİm!
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği, Batur’un şikayeti üzerine Al-Sadavi’nin ifadesini aldı. Hakkındaki iddiaları kabul etmeyen Al-Sadavi, Batur’un, “Benim” dediği evin aslında kendisinin olduğunu söyledi: “Türkiye’de bir bankadan kredi çekmek istedim. Ancak bazı prosedürler nedeniyle gerçekleşmedi. Ben de krediyi alabilmek için evimi geri almak kaydıyla usulen ortağım Uğur Batur’un üzerine geçirdim. Kredi borcu bittikten sonra Uğur, evi yeniden benim üzerime geçirdiğine dair bir faks yolladı. Ancak tapu müdürlüğüne gidince, bu belgenin sahte olduğunu gördüm.”
Dedektif gibi iz sürdü katili yakalattı!
Atatürk’ün emriyle 1925 yılında Sarıyer Büyükdere’de Beyazpark Gazinosu’nu kuran Rasim Kayra’nın ölümünden sonra görevini kızı Aysel Kayra devraldı. 80’li yılların başlarına kadar Münir Nurettin Selçuk, Hamiyet Yüceses, Müzeyyen Senar, Nesrin Sipahi ve Barış Manço gibi ünlü isimlerin sahne aldığı mekanı işleten ’Türkiye’nin ilk kadın gazino sahibi’ Aysel Kayra, 2000 yılında korkunç bir cinayete kurban gitti. 5 Nisan 2000 tarihinde başına kül tablası ile aldığı darbeler sonucunda yaşamını yitiren 71 yaşındaki Aysel Kayra’yı eve gelen oğlu Uğur Batur buldu. Batur, çok sevdiği annesinin ölümünün ardından acısını bir kenara bırakarak katilin peşine düştü. Annesinin Tarabya’daki evinde çalışan yardımcısı Veysi Yıldız’dan şüphelenen Batur, zanlıya kullanması için kendisinin verdiği cep telefonunun dökümlerini incelemeye aldı. Bu şekilde Yıldız’ın bulunabileceği adresleri tespit eden Batur, 2 ay süren bir takip sonucu edindiği bilgileri polise iletti. Polis tarafından yakalanan Yıldız, suçunu itiraf etti ve cezaevine konuldu.