.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu ülkenin geleceğini ne bölücü örgüte ne paralel örgüte vermeyiz. Bu iki örgüt el ele vermişler. Aynı akıbete gidiyorlar. Gittikleri yolun sonu uçurum.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün ilk olarak Batman’da toplu açılış törenine katıldı. Erdoğan daha sonra Diyarbakır’a geçti. Erdoğan konuşmalarında özetle şunları söyledi:
- KİMSENİN HAKKI VAR MI? Ara sokaklardan gelirken pisliği gördüm. Batmanlıyı pisliğe mahkum etmenin kimsenin hakkı var mı? Modern bir ülkeden bahsediyorsak her kurum görevini yapmak zorundadır. İnsana değer vermek nedir? İnsana değer vermek işte buralardan geçiyor. Ama birileri var ki insana değer vermek gibi bir mesele onlarda yok.
- BU ŞEHİR ÇOK ÇEKTİ: Bu şehir huzurun, barışın sevginin, kardeşliğin değeri de çok iyi bilir. Çünkü Batman terörden, faili meçhullerden çok çekti. Biz demokratik açılım hamlesini başlattığımızda en büyük desteği Batman’dan gördük, çözüm sürecinin en başta gelen temsilcisi yine Batman’dı. “Analar ağlamasın” diye seslendiğimizde Batman’daki analar gözyaşları içinde ama sevinç gözyaşları içinde destek verdi. Çözüm süreciyle tüm ayrımları ortadan kaldırdık.
- KARŞISINDA BİZİ BULUR: Geçmişte asimilasyon politikalar vardı. Bunlara ayaklarımızın altına aldık, artık bunları hiçbiri yok. Kimse milletimiz bölmeye, vatanımız bölmeye, bayrağımızı yakıp yıkmaya, devletimizi parçalamaya boşuna zahmet etmesin. Karşısında bizi bulur. Devlet hiçbir vatandaşının etnik kimliğine bakmıyor. Mehmet Şimşek az önce burada bir konuşma yaptı. Benim Kürt kardeşim kendi dili ile konuşabiliyor muydu? Bunları biz getirdik.
- KÜRT SORUNU YOKTUR: Kürtçe eğitimi hayal etmek bile mümkün değildi. Faili meçhullerin çözülmesinden işkenceye kadar birçok konuda tarihi adımlar attık. Yol, su, elektrik, hastane her anlamda batıda ne varsa doğuda olacak dedik, yatırımlar yaptık. Çocuklara isim verilmesinden yerleşim yerlerinin adlarına kadar tüm yasakçı uygulamaları ortadan kaldırdık. İşte bunun için ben ‘ülkemizde artık bir Kürt sorunu yoktur’ diyorum. Niye? Kürt vatandaşımın sorunu vardır, o sorunlarla da zaten ilgileniyoruz. Devletin vatandaşları arasında etnik kökene, inanç grubuna veya başka herhangi bir kritere göre ayrımcılık yapılan dönem kapanmıştır.
- İKİ ÖRGÜT EL ELE VERMİŞ: Niye buralara yatırım gelmiyor, işadamları neden yatırım yapmıyor. Korkuyor. Bu fabrikaları buraya kurarsam birileri gelip yakıp yıkar mı diye. Bakınız siyasi irade ve devlet bugüne kadar Çözüm Süreci’nde üzerine düşenleri yaptı mı? Bölücü örgüt ve güdümündeki parti verdikleri sözüler tuttu mu? Örgüt silah bırakacaktı, bıraktı mı? Bizim olduğumuz yerde kan değil berrak su akar. Örgütü ve güdümündeki partiye kalsa Türkiye çoktan 90’ların karanlık günlerine dönmüştü. Bu ülkenin geleceğini ne bölücü örgütü ne paralel örgüte vermeyiz. Bu iki örgüt el ele vermişler. Her ikisi de aynı üst aklın birer taşeronu. Bir de muhalefet var. Fareli Köy’ün Kavalcısı’nın arkasına takılmış aynı akıbete gidiyorlar. Gittikleri yolun sonu uçurum.
- SÜRECİN MİMARI BENİM: Bu sürecin mimarı, bizzat şahsım. Bu sürece tüm vücudumu koydum. Şahsımı Çözüm Süreci’ni bitirmekle itham edenler, bugüne kadar sözlerini tutmayarak bu sürece en çok zararı vermiş olanlardır. Çözüm Süreci, onların sayesinde değil onlara rağmen bugünlere geldi. Örgüte ve güdümündeki partiye kalsa... İşte Van’da bilboardlara bazı afişler asmışlar. Basın mensupları, gördünüz değil mi? Bir musluk, musluktan ne akıyor? Kan akıyor. Şu hale bak. Siz, bununla ne kastediyorsunuz? Kendilerini tanımlıyorlar, çünkü onların olduğu yerde kan var. Bizim olduğumuz yerde o musluklardan kan değil berrak su akar, su. Farkımız bu. Diyorlar ki ‘Kürtlerin temsilcisi biziz’. Hadi canım. Ben, ‘Kürtlerin temsilcisiyiz’ diyenleri şu anda arka sokaklarda görüyorum. Pislikten geçilmiyor. Eğer temsilciysen buraları temizle. Öyle mi? Kürt vatandaşıma hizmetkar ol.”